ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDEN BÎR PORTRE ( Mehmet Aydoğdu 'Mütevellizade" ) Yasin Bayanay'dan alınti bir yazıdır.

           
       Yasin BAYANAY HEMSERIMIN YAZISINI  ALINTI OLARAK AKTARIYORUM

 ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDEN BÎR PORTRE

         (  Mehmet Aydoğdu 'Mütevellizade" )

 

Çabakçur'dan Unutulan Simalardan Mehmet Efendi Mitoli

 



 


 
                                                                                       


 

Yukarıdaki fotoğraflar Kürd giysileri ile 1927 yılındaki Xoybun cemiyeti toplantısı dönemlerinde bın -xet bugünkü Lübnan sahasındaki bir kasabada   çekilmştir.





Yasin BAYANAY
 

Adi.................: Mehmet

Baba Adi........: Aziz

Ana Adı.........: Fatma

Doğum Yeri...: Çewlîg

Doğum Tarihi: (….......)



Lakab Adı......: Mehmet Efendi Mıtolî (Meh- Ezîz)
Aile Lakabı: Kîyê Mıtolyun '' Mala Mıtewlî'' (Mutevelizade)


Aile soy Secaresi: Mehmet bin Azız efendı, bin İsmail Hakkı, bin Muhammed bey, bin Hamit bey, bin Mıtoli(Mıtalib) bin Ali bey, (….) bin İsfahan bey, ibni Ebdal bey Çabakçur emiri.


Soy isim yasasiyla, ailenin tamamı ''Aydoğdu'' soy ismi alır. Daha sonra aileden Züfer efendinin oğlu Abdulvahab ve Maruf efendinin oğlu Zeki, 1967 yılında mahkemeye baş vurarak, Dedeleri olan Mıtoli (Mıtewli), ismine uygun ''Mutevellizade' olarak soy isimlerini değiştirirler. Ailenin diğer fertleri ise Aydoğdu soy ismi ile kalırlar.


Çabakçur'un yerli ailelerınden Mıtolyun (Mütevellizade) ailesindendir. Dedelerinin ilk yerleşim yeri Çabakçur  ovasında ki Avtor köyüdür.  Avtor Çabakçur'un en eski yerleşim alanlarındandir. Mıtolyun ailesinin Avtor yöresine yerleşim tarihleri 1450 li yilara dayanır.


Babası Aziz efendi Osmanlı döneminde Miralay (Alay komutanı) olarak görev yapar. 1900 lü yıllarda Çewlig'e yerleşirler. Mehmet efendinin doğum tarihi hakında bilgiye ulaşılmaz iken, kardeşi İbrahim 01.07.1902 yılında Çewlig'de dünyaya gelir.


Mehmet efendinin öz amcası olan, Derviş efendinin, İsmail hakkkı, Züfer ve Maruf isminde üç oğlu var. Amcasi oğularından Züfer efendi 1879 doğumludur. Züfer efendinin yaşıtı olduğunu düşünerek, Mehmet efendi Mıtoli 1890 li yılları içinde doğduğunu tahmin edilmektedir.


Mehmet efendi, Kürt ulusal bilincini, Azadi Çabakçur temsilcisi ve öz amcasının tornu olan Tayyib Ali efendinin yanında alır.

Tayyib Ali efendi o çağın kürt aydınları arasında  önemli bir isimdir. Öğrenim gördüğü 1913 yılınds Erzurumda Hêvi Cemiyetinin bir şubesini açar, Kürt ulusal davasının takipçisi olur. Daha sonra gizli kurulan Azadi teşkilatının yönetici kadrolarının arasında yer alır. Daha önce Osmanlı ordusunda subay olarak görev yaptığı için askeri bilgilere sahiptir.


 Tayyib Ali: 1887 de doğdu. 1925 yılında Diyarbakırda Şeyh Sait ile bereber idam edildi.

Tayyib Ali: 1887 de doğdu. 1925 yılında Diyarbakırda Şeyh Sait ile bereber idam edildi.


Üç gün süren kongre, 1 Şubat 1925'te Çan Dağında 300'e yakın Kürt delegenin katılımıyla toplanır. Bir umutsuzluk ortamında toplanan katılımcılara hitaben,  Tayyib Ali uzun bir konuşma yapar.  konuşma  Kürt hareketinin henuz olgunlaşmadiğini, başlatılırsa ağır bir yenilgiye uğriyacaklarının öngörüsünde bulunmuştur.

Tayyib Ali'in en az bir sene hareketi erteleme çabası, Şêx Hasan ile arasında polemik konusu olmuştur. Şêx Hasan- ''Elo, elo tı kumî? vernîyê efend'i vindênî'' gibi sözlerle azarlayici cümleler sarf etmiştir. Dolaysiyla Tayyib Ali ayağa kalkarak, Sêx Hasan'a ''Etrafına iyi bak, Ezrail senin yanı-başında oturiyo'' diyerek. Amcazadesi Ağa Balık ile toplantiyi terk etmişlerdir.

Hareket belirlenen tarihten önce başlamamiş olsaydı,, Tayyib Ali ve Ağa, Kıği cephesini harekete geçirip Erzıncan'a doğru ilerliyeceklerdi. Azadî Komitesi, genel hareketi 1925 yılının Haziran ayında başlatacaktı, fakat bazı olaylar 'Büyük Kürt İsyanı'nı kararlaştırılan tarihten önce başlamaya mecbur etti. Belirlenen tarihten önce harekete geçmenin nedenleri şunlardır: Azadî Bitlis Şubesi Başkanı Yusuf Ziya  Bey'in (milletvekili) zamanından önce harekete geçmesi, Beytüşşebap-Hakkari İsyanı, birtakım belgelerin 'Türklerin' eline geçmesi,  Miralay Halid Bey'in de bu gelişmeler  neticesinde tutuklandığını. Kürtler açısından nazik bir döneme girildiğini belirtmek gerekir:

" Azadi Merkez Komitesi kararı, derhal genel bir harekete başlamanın kaçınılmaz olduğuna karar verdi. Bütün şubelere emirler yollanarak, Halit Bey'in ve Bitlis'te hapsedilmiş olan Yusuf Ziya Bey'in ve arkadaşlarının derhal kurtarılmasıydi.

Tutuklanan Halit Bey'in yerine oy birliği ile Palulu Şeyh Sait Efendi Başkan ve Genel Kumandan tayin edildi. Tayyip Ali şeyh said'in dini söylemlerle halk üzerinde etki yapabileceğini fakat savaş stratejisini yürüteceği inancından değildi. Cıbıranli Halit bey ve Yüsüf Ziyanın tutuklaması dolayımıyla kendini Azadi örgütünden sorumlu his ediyordu ki; hazırlıksız yakalanan kürt hareketini bir müdet daha ertelemek istiyordu. Şeyh Said efendinin etrafındaki bazı ajan  kişilerden olmasaydı, Tayyip Ali Efendi Şeyh Said'i ikna edip bir müdet gözden uzak bir yere gönderebilirdi ve belkide hareketin akibetide böyle olmazdı.

Tayyib Ali'nin çekilmesi ile, Kıği cephesine Hesenan aşiretinden Mala Suwêr ailesinden Masala'li Avni ağa görevlendirilir. Hareketin başlamasıyla, Avni ağa görevinin başına gitmeyip, Oxî'li Necip ağanın bölgesine kaçar ordan da Urfaya geçer, hareketin sonuna kadar orda saklanır. Avni ağanın akrabası Feqi (Bahri Çolban'ın Dedesi) yalnız kalınca çabakçura gidip Şêx Said'in gurubuna katır. Daha sonra yakalanıp idam edilir.

Kiği'yi harekete geçırmek üzere, Lek'li Ağa Kığî'ye hareket eder. Bütün geçitleri tutan askerler tarafından Selenk köprüsünde yakalanıp Kıği de haps edilir.

 
 * Lek'li Ağa: 1887 yılında doğdu. 1974 de öldü

  * Lek'li Ağa: 1887 yılında doğdu. 1974 de öldü.  

 

Amcazadesi Abdurrahman'la birlıkte Seleng köprüsünde yakalandı bir yıl tutuklu kaldıktan sonra yüklü bir para karşılığında berat etirmeyi başardılar.

Akrabaları hemen devreye girip, Kıği kaymakamını devreye sokarak büyük bir rüşvet karşılığında Ağa'yi Diyarbakır Şark istıklal mahkemesine sevk etmekten kurtarırlar. Böylece Ağa idam'dan kurtulmuş olur.

Çabakçur'da Yado gibi yürekli insanları bilinçlendirip kürt hareketine kazandıran ve kahramlaştıran, Tayyib Ali Efendidir.

Mehmet efendi mıtoli, 1925 Şêx Said hareketinin içinde yer alır, şêx Şerif mahyetinde Yado ile birlikte Harput çephesinde savaşır. Hareketin yenilgiyle son bulmasından sonra, Mehmet efendi Yado ve Sadiyê Telha ile beraber süriye hatına geçerler. Süriyede Bedirxan ailesi ile tanışırlar. Hoybun hareketine katılırlar ve daha sonra Hoybun adına faliyetlerde bulunurlar.

Mehmet efendi Süriyeden kürdistana geçerken yakalanır, tutuklanarak Sinop ceza evine konulur. 1928-29 yılında çıkan afla cezasi indirime gidilir, dört yil hapis yatıktan sonra serbest bırakılır.

Mehmer efendi ceza evinden çıktıktan sonra, Çewlig'e gelir. 1925 olayında  evleri yıkılan ve malları yağmalanan iki kardeş, Çabakçur halkı yardımlaşarak kendilerine bir ev yaparlar. Ancak devlet güçleri sürekli rahatsiz ettiklerinden dolayi Mehmet efendi Çewlig'den göç etmek zorunda kalır.

Kardeşi ibrahim kayin babasının köyü olan merkez yukari akpınar (Sipeni) köyüne yerleşir ve ölünceye kadar o köyde yaşar.

Mehmet efendi ise Gonig'e bağlı Xelifan (Halifan) köyüne yerleşir.

Babalarından kalan arazilerde tarım yaparak yaşamlarını sürdürürler. Tarıma dayalı ürünlerin ekimi ile uğraşan iki kardeş, madi anlamda durumlari iyi olan bir kaç aileden biridirler.

Mehmet efendinin kardeşi, İbrahim en verimli çağında genç yaşta kırkiki yaşında 12. 12. 1944 yılında vefat eder.  İbrahim'in ölümüyle, Mehmet efendi Xelifan (Halifan) köyündeki evini Çabakçura getirerek tamamen yerleşir. İbrahim'in oğlu İsmet Aydoğdu'da köyden çabakçura gelerek amcası Mehmet efendinin  yanına yerleşir ve okula başlar.

Mehmet efendi Mıtoli Çabakçur'da yetişen önemli şahsiyetlerden biridir. Babası Aziz efendi çabakçurda sevilip sayıldığı gibi, çabakçur halki ayni saygıyı Mehmet efendiyede göstermişlerdir. Mehmet efendi erkek çocuğu olmadığından iki kiz evladından sonra soyu kesilmiştir. Kardeşi İbrahim'in üç kız ve bir erkek evladından İsmet Aydoğdu halen bingölde yaşamaktadir, ailenin en yaşlısi ve Süweydi hanedanlarının soyunun devamı olarak saygin isimler arasında yer almaktadir.

Çan toplantısında Tayyib Ali Mütevelizade, Şeyh Hasana dönerek ''Ezrail'in senin yanıbaşındadir'' demesi önemli bir tesbitdir. Çünkü şark istilal mahkemesi kararlarına baktiğimizda Çan toplantisina katılanların bir çoğu ajan çikiyor. Aşağda vereceğim Şark İstiklak Mahkemesi'nin kısa karar özetinde o isimleri rahatlıkla bulabilirsiniz.


DİYARBAKIR ŞARK İSTİKLAL MAHKEMESİ, KARAR ÖZETİ


''Diyarbakır Şark İstiklal Mahkemesinde 14 Mayistan 23 Mayis 1925'e kadar devam eden yargılamaları sonunda:

Seyit Abdulkadir, Seyit Mehmet, Kemal, Fevzi, Kör Sadi, Hoca Askerî ve Avukat Haci Ahdi'nin idamına;

Cemil Paşa Zade Ahmet, İlyas ve Nafiz'le dört adamının Beratına;

Nakip Bekir Sıtkı'nın Şeyh Sait'le birlikte mahkeme edilmesine... karar verildi.

26 mayis 1925 te başlayip, aralıksız 27 Haziran 1925'e kadar edvam eden yargılamaları sonunda verilen karar 28 Haziranda tebliğ edildi. Bu tebliğde;

*Şark İstiklal Mahkemesi, yargı bölgesi içindeki bütün tekkelerle zaviyelerin kapatılmasına;

*Şeyh Said, Şeyh Abdullah, Kâmil Bey, Baba Bey, Şeyh Şerif, Fakıh Hasan, Haci Sadık Bey, Şeyh İbrahim, Şeyh Ali, Şeyh Celal, Şeyh Hasan, Mehmet Bey, Mani'li Salih Bey, Madenli Kadri Bey, Şeyh Şemsettin, Genç Tahrirat Katibi Tahir, Bucak Müdürü Tayyıp (Tayyib Ali) ve aveneden 29 kişinin idamına;

*İdama mahkûm olan Salih Bey Zade Hüseyin'in cezasının, küçük olmasından dolayi Adana'da 15 sene kürek'e ve gene idam mahkûnlarından Çabakçur Kaymakamı Çerkez Hüseyin Hilmi'nin de Kuvayi Millîyede geçmiş eski hizmetleri göz önünde bulundurarak cezasının Konya'da kürek'e çevrilmesine;

*Genç Valisi İsmail Hakkı'nin Hopa'da bir sene hapsine ve devlet hizmetinde çalıştırılmamasına, Jandarma Yüzbaşısı Avni ve Teğmen Mihri'nin askerlikten tartları ile onar sene hapislerine, Cemil Paşa Zade Ekrem'in 10 sene kürek'e, Çabakçur yargıcı Bağdatlı Rıza'nin milli hudutların dışına kovulmasına;

*Cemil Paşa zade Mühittin, Kadri, Memduh ve Ömer Beylerle Nakip Bekir Sıdkı'nın sorumsuzluklarına, Bezganlı Rüştü Hüseyin, sıhhıye kâtibi Niyazi, Fakıh İlyas, Emekli Binbaşı Kasım ve arkadaşlarının beratına;''..

Kaynak: Faik Bulut. Devlet Gözüyle, Türkiyede Kürt İsyanları, sayfa 60, 61. Araştırma-inceleme, 1. Baskı 1991 Yön yayıncilik.

Şark İstiklal Mahkemesi'in vermiş olduğu karardan da anlaşiliyorki, Şeyh Said' ajanların kıskacına alınmiştir. Tayyib Ali, Şeyh Hasan'a ''Etrafına iyi bak, Ezrail senin yanı-başında oturiyo''  demesi, o toplantıda ajanların varlığını fark ettiği anlamına geliyor. 

Son paragrafta, berat edilenlerden Binbaşı Kasım ajan olduğu ayan beyan ortada. Aslında kürt hareketini adım, adım takip edip Ankara'ya rapor eden Fakih İlyas'dir. Binbaşi Kasım'ın ajanlığı hareketin içinde dile getirilip tartışılmiştir, fakat Fakih İlyas Din alimi olduğundan kimse şuphe dahi etmemiştir.

Fakih İlyas'in ismi, hem Cıbranli halıt beyin, hemde Şeyh Said'in üzerine söylenen stranda geçiyor.

Halit beyi üzerin söylenen sıtranda şöyle deniliyor:- ''Feqî îlyas'ê deşta muş'ê, belkî Xadê mala te xırbke ne tu alımî''. Şeyh Said stranında ise:- ''Feqî îyas'ê deşta muş'ê, Ajanê Enqerê'' deniliyor.

1925 olayinda Mehmet efendi yani ''Mıtoli''  ailesinin yaşadığı drama kısaca değinmek istiyorum.

1- İsmail Hakı Mıtoli, 1925 olayında  yargılanmiş bir yıl Sınop ceza evinde yatıktan sonra, Bodruma sürgün gönderilmiş , bir daha Çabakçura dönmemiştir.

2- Tayyib Ali Mıtoli; İsmail Hakının tek oğlu, Fahran Bucak Müdürü iken 1925 olayında yakalanarak Şeyh Said ile beraber  Diyarbakırda idam edilir.

3- Bazı muhbirlerin  şikayeti üzerine Mıtoli ailesinin amcazadeleri olan Lek köyündeki ziyaret ocağının bulunduğu ev, 5 nisan 1925 günü devlet güçleri tarafından ateşe verilerek yakılır. Uzunsavat ve Karavelyan köyleri Kıği çeteleri tarafından talan edilip yakılır.

Köyün erkekleri  Kıği mileslerin baskısından dolayi ay'larca işini gücünü bırakıp çeşitli bölgelerde saklanmak zorunda kalırlar. Daha sonra köyün çocuk yaştakiler milisler tarafından rehin alınırlar, Yado'nun haber alıp bölgeye gelmesi ile serbest bırakılırlar. Yado gurubu devlet güçlerine darbe üstüne darbe vurması, çete guruplarının üstündede korku yaratır. Yado, bir daha baskın olursa, Kejkan'dan başlayip Kıği de tek canlı bırakmam mesajı kiği çetelerine ulaşıldıktan sonra. Bölge baskılardan kurtulup, halk  rahat bir nefes aliyor.

4- 1926 yılında Hesê began, Lek Şirnan arasında bulunan Çemê Eli mıntıkasındaki sazlıklar arasında günlerce saklanır, amacı Lek köyünde büyük bir katliam gerçekleştırmektır. Leklilerin dikatlı hareketinin sonucu katliama fırsat vermezler. Lekte katliam gerçekleştirmeyen Hes'e began, Kemah köyünde Yüzbaşi ailesinden Mustafa'yi öldürür. Çewlig merkezde   Mıtoli ailesinden  Maruf'un evini basarak , aileyi tamamen katl eder. Katliamdan M. Zeki Mütevelizade henuz üç aylık bebek iken beşikte ağır yaralı olarak  kurtulur.


   M. Zeki Mutevelizade. 1926 yılında katliamdan ağır  yaralı kurtuldu                            


 M. Zeki Mutevelizade. 1926 yılında katliamdan ağır  yaralı kurtuldu


5-  Aile sürgüne gönderilirken, evleri malları, mülkleri, bağ bahçeleri tamamen talan edilir. Avtor ovası ihbarci, çapulcular için, bir ganimet olur.

6- 1928-29 af'ından sonra, Sürgün cezaları tamamnalıp Çabakçura dönen Züfer efendi. Dönemin kaymakamının ''bu aile isyancı kariştırıcı'dir, Çewlig'e gelirlerse huzur kalmaz kışkırtması sonucu, devlet güçleri ve bir gurup çapulcu tarafından yoları kesilir, Züfer efendi ve beraberindekiler Çabakçura sokulmazlar.

Züfer efendi ve berabarindekiler, Sancak Lek köyünde bulunan akrabalarına sığınırlar ve bir sene Lek köyünde kalırlar.

Çabakçur dengbêjlerinden, Ehmedê bêrtî stranlarının çoğunda diyork ki; ''Çerxa mêrata felekê mala mera çep fetilî''. 

Gerçekten'de aile için feleğin çarkı ters döndüğü günler idi 1925- 1930lü yıllar.

Mehmet efendi Mıtoli'nin aile tarihçesine baktığımızda çok önemli noktalar bula biliriz. Ataları 1200 lü yılarda küçük Aşiretler  konfederasiyonu biçiminde teşkilat kurup, daha sonra, Çabakçur Süweydi beyliğini kurup, Cumhuriyetin başına kadar yönetmişlerdir. Özelikle Osmanlı döneminde kısa süre yönetim el değiştirmiş isede, neticede yönetim bu ailenin eline geçmiştir.

En önemli tarihlerden biri, 1500 lü yıllardir. Bilindiği gibi, bu tarıhlerde Safaviler Kürdistan'ın yari bağımsız beylıklerini işgal ettiği yılardir.

1500 lü yılarda Mehmet efendi  Mıtoli'nin atası Abdal bey çabakçur beyliğinin başındadir. Safaviler Çabakçur'u işgal edip, yönetimi Türkmen aşireti olan Aykut oğularına devr etmişlerdir. Abdal bey kendi aşireti ve zazalardan seçkin savaşçılardan oluşan küçük bir savaşçi güç teşkil edip, Palo Maden arasında bulunan Goroz köyü mıntıkasına sığınmiştır.

Aykut oğulları, Safavilerden aldığı destekle, büyük bir güç ile  Abdal beyin üstüne yürümüşlerdir. Abdal bey zazalardan oluşturduğu küçük bir askeri güçle, Aykutoğullarını büyük bir yenilgiye uğratmiştir. Safevileri Bitlis sınırına kadar kovalayip, Çabakçuru geri almiştir. Bu zaferden sonra iç temizlik hareketi başlatmiştir, Çabakçur sınırları dahilinde hiç bir türkmen bırakmayip bölgeden sürmüştür. O tarihlerde aşiret bağı ile Süweydilere akraba olan Pazuki kürt aşireti, Safavilere destek verdikleri için tamamen tarih sahnesinden kaldırmiştir. Dolaysiyla Çabakçur Kürt-Zaza'ların yaşadığı, Türkmenlerin olmadığı örnek kürt bölgelerinden biridir. Ancak Kıği Erzincan sınırında barınan az sayıda Çerkez yaşamaktadirlar.

İşte ''Çerxa felekê çep fetilî'' buna deniliyor. Aristokrak kürt hanedanlarının torunları, Kür hareketine katıldıklarından dolayi, Kaymakamın kışkırtmasiyla, kendi ata yurduna girişleri engelleniyor.

Sonuçta  Züfer efendi ve beraberindekiler, bir yıl lek'te kaldıktan sonra, Çabakçurun duyarlı aşiretlerinin de yardımiyla, aile gizlice Çewlig'e sokuluyor. Kaymakam ve bir avuç çapulcu durumu fark ettiklerinde iş işten geçmiş oluyor. Ailenin bingöle yerleşmeleri için yardımcı olan aşiretlerın başında Az aşireti geliyor.

Hesê began'ın gerçekleştirtiği katliamın gerekçesini açıklamak, Tarihe not düşmek bakımından aydınlatıcı olur diye düşünüyorum. Çünkü açıklanmayan her bilgi karanlıkta kalıp yok olacaktir.

Mıtoli ailesinin Ataları, Abbasiler döneminde, özelikle Harun-Er-Reşid zamanında Bermekiler adıyla dünya tarihinde isimlerinden söz ettirmeyi başarmişlardir. Daha sonra  Kürdistanda kurduklari beyliklerle  bölge tarihinde önemli rol oynamişlardir.

Mıtoli ailesi İsfahan beyden sonra üç kola ayrılır. 1. Kol bingöl merkezde Mutevellizade ve Aydoğdu ailesi. 2. Kol Sancak Lek köyünde, Lek-ağası. 3. Kol Merkez Karavelyan köyünde Çakabay ailesi. Sonra Lek kolundan ayrılan 4.Kol Karakoçan Golan köyünde Çori-bori ailesidir.

Önemli nöt: Çakabay ailesi evlilikler sonucu kendilerini Bekran aşiretine tabi kıliyorlarsada tamamen yok olan bilgidendir, yanlıştir. Çakabay ailesi Süweydi beylerinin soyundandirler.

Süweydi  ailesinin  adına kurumlaşmiş üç kutsal Ocak (Ziyaret) mevcutur.

Süweydi  ailesinin  adına kurumlaşmiş üç kutsal Ocak (Ziyaret) mevcutur.

1. Ocak Mıtoli ailesinden Maruf efendinin evinde, ocakta bulunan kutsal emanet, bir Mes ve arapça yazılı bazı belgeler.

-Not: bu belge ve devamı, 1978 yılında Abdulvahap Mutevelizade tarafından, Erzurum Tekman ilçesindeki akrabalarından Refik Demirkaya'ya korunmak üzere teslim edildi. Günümüzde bu belgeler Erzurum merkezde, aynı ailede bulunmaktadir. Ne yazık ki belgelerin durumu içler acısı, tamamen yıpranmiş büyük bölümü okunmiyacak durumdadir. Mutlaka kalan kısımları titizlikle korumaya almaları gerekiyor!!.

2. Ocak Lek köyünede buluna, Mes'in öbür tek'idir. Mes Kaya bey'in ismi ile anılır.

3. Ocak karakoçan Golan köyünde çoribori ismiyle nam yapmiş, kutsal emanet Kulık'dir. Kulık Ereb ağa ismi ile anılır

-Not: Ereb ağa lakabıyla tanınan zat'ın gerçek ismi Heyya beydir. Süweydi beylerinden Mir-Mehmet'in beşinci kuşak tornudur. 1620  ila 1700 yıların başlarına kadar yaşamiştir babasının ismi Hasan-Lala beydir.

Bu üç Ocak Dersimden Diyerbakıra , Bitlis Erzuruma kadar nam salmişti. Halk arasında büyük itibar görüyordu. Dolaysiyla 1900 lü yıların başında bu üç Ocak vasıtasiyla ailenin namı her tarafa yayılmişti. Halk arasında kutsal sayılan, hastalar için şifa umudu olan bu Ocakların ziyaretçileri hesapsiz idi. Hal böyle olunca bir nevi gelir kaynağına dönüşmüştü.

Hesê began, bulunduğu  her cemaat, gitiği her köy bu ailenin isminin yüceliğini ve saygınlığının methine tanık oluyordu. Bu durum Hesê baganda kıskançlık sebebi oluyor.

Hesê began, Lek ve bingöle haber yoluyor, Ocaklarda bulunan kutsal emanetlerın kendi ailesine layik olduğunu dolaysiyla emanetlerin kendisine verilmesini istiyor. Aileler emanetlerin kendi atalarına ait olduğunu ve Asırlardir koruduklarını savunarak, vermiyeceklerini sert bir cevapla tepki gösteriyorlar.

Hesê began ünlü bir mahkümdur, insan öldürmekle nam yapmiştir, hiç af edermi. Önce Lek civarına sıziyor. Lek açık bir arazı olduğundan katliam fırsatı bulmuyor. Kemah köyünde bulunan Lek'lilerin akrabası olan Yüzbaşi ailesinden Mustafanın evine gidip Evde bulunan eski bir kitap, bir miktar altın ve Amerika'dan getirdiği silah'ı isteyince, Mustafa Hesê begana sert bir uslup ile şu cevabi veriyor: ''Heso; Tu birçî buyî tışt nawe ez hendik zêr dıdım te. Lê Kitêb ya kalıkê mine, Tıfıng'a mın jî  teşî!ya dayka te nîne ez bıdım te''. diyor. Bu Hesê began'ın beklemediği bir cevap idi.

Hesê beganın tabiatında hidetlenmek, sinirlenmek yok, güldüğü zaman öldürmeye kara vermiş demektir, hafifçe gülümsüyor. Hesê began hiç birşey duymamiş gibi soğuk kanlılığını koruyor. sılahı kucağında sofraya davet ediliyor, Mustafa da Hesê beganın yan tarafına oturiyor yemek yemeye başliyorlar, Mustafanın oturduğu yer tam heso'nun kucağındaki silahın namlusuna denk gelmiştir, Heso fırsat bulup tetiğe basıyor, ve mustafayi oldürüyor.

Akabinde ansızın Bingöl merkezde Maruf' efendi'nin evine daliyor ve ailenin  tamamını kurşundan geçiriyor. Olaydan sonra eve akın eden akraba ve komşular, kundakta bir bebek henuz canlı olduğunu fark ediyorlar, hemen doktora kaldıriyorlar, aileden sadece o bebek kurtuluyor. Yaralı kurtulan o bebek Zeki Mütevellizade idi. Zeki saygın kişiliği ile bütün hayatı Çewlig'de geçti, 1980 yılında eceli ile vefat etti.



 Kaynakça:

-Şerefname

- Hesen Hişyar Serdî, Görüş ve Anılarım

- İsmail Hakkı, Troşak gazetesi, Şeyh Sait Ayaklanması Raporu, akt. Garo Sasuni

-Devletin Gözüyle Türkiyede Kürt İsyanlar- Faik Bulut

-Çevlik'te Yaşadılar- Ahmet Bulmuş

-Süweydi ailesi, Aile büyüklerin'den aktarılan bilgiler

Saygılarım Yasin Bayanay




****************************************

 EK BÎLGÎLERÎ EKLEYEN ORHAN ZUEXPAYIC

 

Mütevvelizade ailesinin Osmanli dönemindeki Çapakcur kazasındakı görevleri

 

1) Aziz Efendi Mahkeme-i şerriye katibi  ( Ismet Aydogdu'nun dedesi )

2) Züfer Efendi   "                  "       (Abdulvahap Mütevellizade'nin babasi)

3) Maruf Efendi Tahsildar (Zeki Mütevvelizade'nin babasi)

4) Ismail Hakki efendi Dareheni vilayetinde Vergi katibi ( Tayyip Ali'nin babasi)

5) Tayyip Ali Mitoli Fahran Nahiye Müdürü.








































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

@templatesyard