Kûy a Spî

29 Aralık 2016

Hîvik û Hîlal’ın öyküsüdür.



               


                      Fotoğraftakiler , Oturanlar soldan sağa , Memduh Selim, Celaddet ve Kamuran
                      Bedirxan kardeşler. Ayaktakiler sol başta Yad Mehmud Ebas sağ başta Sadiyê Talha




                       
Gerçek olaylardan yola çıkarak bu öyküyü kurguladım.
Öykü de, akraba olup da biribirini tanımayan iki kurd kızının dramı ve trajedisi durur.
Okurken bir acı çığlıktır gelir seni bulur ve okurken; seni senden uzaklaştırır ve dağların esintisine  bırakır.
Bazen seni 1925 li yılların o humalı atmosferine ve bazen de gurur ve asalete karşılaştırır.
Her Kürdün hikayesidir  böyle başlar ve böyle biter.
İkisinin kişiliğine damga vuran da farklı fay hatları, yaşam tarzı ve kültür farkıdır. Kendilerine yabancılaşan ve tarih bilinçten yoksunluktur.
Boşuna atalarımız dememiştir, "her aj lı ser koka xwe şin dıbe."
Yıllar sonra akaraba olan ve kendilerine yabancılaşan bu ki genç kızın yolları,
zindan da kesişir.
Hikaye, farklı kültür ve ideolojilerden gıdasını alan bu iki kızın hikayesidir.
Zindan zindan içinde ve onların hikayesi de bir nevi, kendi hikayemizdir.
Bir taraftan akraba olmaları, bir taraftan da kendi gerçeklikleriyle buluşması da o zindan vesile olur.
Aynı coğrafyanın insanı ve aynı havayı solumuşlardır.
Ama biribirilerine de yabancıdırlar.
Nereden bilecekler Sediyê Telhê kimdir.
Nereden bilecekler dedelerinin aynı aşiretten ve Cıbran-Seyhsuvaroğullarından olduğunu. Kaderleri aynı ve yaşamları farklı renk almıştır bir kez. Kadere mi ağlayasın gerçekliğine mi? Evet, kaderleri aynı olmasına rağmen yaşamları da farklı ve yabancılaşmadır.
Yıllar sonra da olsa olgunlaşan, sarsıcı ve bir o kadar da trajedik olan bu öyküye;
Hîvik û Hîlal adını koydum ve takmadır.
Hîvik, Kürdce Hilal anlamına gelir. Ve aynı zamanda  da dedelerini temsilen günümüzde yaşayan bir karekteri de temsil eder.


Hilal, 

yıllarca ailesi ve dedelerinin yaşadıklarından habersiz ve kendine de yabanılaştırılmış, uydurma fikirlerle özünden uzaklaştırmış karekteri temsil eder.
Hilal, Balkan göçmeni bir babanın Çolıg de tanınan Kürd kökenli bir ailenin kızıyla evliliğinden dünya'ya gelir. Aynı zaman da babası geçmişte ırkcı-şoven ve nasyonalist bilinen o parti de mebuslukta yapmıştır. Ideolojik olan bu evlilik uzun sürmez ve Hilal anesinin kucağın da yeniden yönünü  Colıga veririr ve  dayılarının yanına yerleşerek ora da hayatını sürüdürür. Hilal büyür ve yıllar sonra da üniversite sınavlarına girere ve kazanır.
Üniversiteyi kazanmasıyla birlikte bu kez dayı ve ane yönünü  Metrapolle veririr ve Coligdan uzaklaşırlar.
Revaçta ve sayılı okullardan birini kazanmıştı, Hilal. O, artık geleceğin gazeteci adayı ve araştırmacı gözüyle dünyaya bakan biriydi.
Mesleki eğilim ve sahip olduğu düşünce, gün geçtikçe onu cevabı verilmemiş soruların peşine düşürür. Sorgulayıcı yanı ön plana çıkar ve artık Hilal, başka bir Hilaldır.
Dedesinden başlar ve kendi kendine de sorarar; ben kim im? Kim olduğunu öğrenince de bocalar, ve kendisiyle hesaplaşma dönemi başlamıştır. Dedesini tanıdıkça merak ve arayışı da hızlanır. Hikaye dedesinin hikayesi ve kendisinin de öz be öz gerçeğidir. Kaynak çok, googleye girerer bloglardan edindiği bloglara girer ve o bloglardan biri de Zuexpayıc.blogspottur. Oraya ulaştığın da adetta şok yaşar.
Yıllardır arayıp ta bulamdığı hazinesine ulaşmıştır.
Yaşadıklarını ve bulduklarını kendi okul arkadaşlarıylan da paylaşır.
Ve heyecanla bir fırsatını bulup Zuexpayıca ulaşmayı da tasarlar.
Arayıştır ve arayış ta insanın kendisini bulamsını sağlar.
Okudukça sarsılır. Hem dede ve ninesini tanıdığı için şanslı ve hem de gurur kaynağı olmuştur dede ve ninesinin hayat hikayesi. Tarejidir okuduğu, destandır sürdürdüğü, acımasızlıktır ve vijdan muhasebesidir yaptıkları.
Mesleğini sürdürür. Görev yapttığı ajansa daha da bağlanır ve aktif görevler de bulunur.
Bir proje kapsamında bağlı bulunduğu ajans tarafından Kurdistana gider. Okuldan hemşeri ve Kürd kökenli öğrencilerle ilişkilidir. O geliş gidişlerin birin de polisin eline düşer ve örgüt üyeliğinden  tutuklanır.
Bir kez adı manşete taşınmıştır, Hilalin. Artık ona anası ağlasın. Manşet üstüne manşet ve teşhir edidikçe edilir. Bu kez de cezaevi süreciyle birlikte yargılanma süreci başlar.

Hîvike gelelim.


Kürd kızı Hîvik, aristokrat bir aileden gelmedir.
1925 hareketinde aşireti ve ailesi topyekün harekete katılır. Hareket içinde öncü kadroları, onlarca şehadeti olan bir ailenin mensubudur.
Kürd ulusal davasına hizmetleri yadsınmaz.
Bu 1925 ten günümüze kadar da duruşların da zikzak olmamış ve vakurlu duruşlarını hep korumayı bilmişlerdir. Hîvik böyle bir ortamdan gelir. Ailesinin yaşadığı trajedileri bilen biridir. Derken var olan bu yapının için de yer alır ve dağ kadrosuna katılır. Belki de başka bir alternatif olmadığı için katılmıştır. Olsaydı hiç kuşku yoktur ki Hilal gibi yabancılık taşımaz ve dedesinin hatından taviz vermezdi.
Acı, öfke, cesaret, umut  var olan aile bağıyla oluşur, şüphesiz. Tarih bir mirasdır ve o mirasa sahip olanlar yol alır. İnsan öyküleridir dinlediğimiz.
Derken Hilalın başına gelen Hîvikin da kaderdîr ve onun da başına gelir. Dağ kadrosunun radikal kararıyla Hîvik, eylem için metropole  gönderilir. Eylemi gerçekleştirdikten sonra da sağ yakalanır.
Ceza: Idam ve ömür boyu caza…
Hîvik û Hilal'ın tesaddüfî karşılaşmasının bir kısa anlatımıydı bu yazı.
Biri ömür boyu ceza almiş bir hükümlü ve biri de geçmişine kafa yoran ve kendini bulmaya çalışan genç bir üniversite öğrencisi dir.
O öğrenci de yargılanmakta olan bir tutukludur. Şimdi ikisi de aynı cezaevin de ve aynı koğuşu paylaşmakta.
Evet, biribirine akraba ve akrabalıklarını cezavin de öğrenen bu iki kişinin hazin hikayesi ne kadar düşündürür bilinmez, ama kafa yormaya değerdir.
Geçmişi olmayanın geleceği hiç olmazmış. Hilali, Hilalden uzaklaştıran hangi korku, baskı ve endişelerdi acaba? Her şey bir giz ve sır olarak olarak o ana kaldı.



Hayat bu... öykülerimizin içinde gizli ve sinsi eller malesef biliyoruz çogu zaman. Saklıyor,saklanıyor,yasaklanıyor ve itiliyoruz bir köşeye,

Bu öyküde de acıların,gelgitlerin,kendisiyle hesaplaşmaların ,dışlanmıslıkların ,mecbur bırakılmışlıkların satır aralarında rahatlıkla görebiliyoruz.

Gelde önüne geç, hiçbir şey gerçeklerin önünde duramaz´.

Selamlar,


Orhan Zuexpayıc

 

Not ,bu öykünün redektesinde emeği geçen Weli Sabriye arkadaşa da teşekkür ederim.

 

11 Aralık 2016

ŞEYH SAÎD AÎLESÎNÎN PALU KANADI HAKKINDA BÎLGÎLER

                                              (ARAŞTIRMA VE ÎNCELEME)
                               ŞEYH SAÎD AÎLESÎNÎN PALU KANADI VE 1925
                               HAREKETÎNDEKÎ KONUMLARI HAKKINDA
                               DERLEDÎGÎM  BÎLGÎLER ?





   ŞEYH SAÎD EFENDÎ


Şeyh Said ailesinin Palu kanadını iyi anlaşılması için ,

Şeyh Said hareketinden evvel,Kurdistanda başkaldırı yapan Bedirxan Paşa ailesinin düşürüldüğü durumu kısaca sizinle paylaşayım.

Bohtan Mirlerinden, Bedirhan Paşa nın oğlu Murat Bey'in ailesinin sistem tarafından bölünmüşlügünü  üç kısa başlıkla bakın nasıl tarif ediyor.

Bedirxan hareketi bastırıldıktan sonra,


1) Bedirxani ailesi malesef üçe bölündü.

Bir kısmımız memur, anti-politik,Osmanlı saraylarında Paşa ( Osman Paşa- Ali Şamil paşa-Hüseyin Ali Paşa) olanlar ,

Vali olanlar (Şam valisi Salip bey),

2) Ailenin bir kısımı Kürdlüklerini sürdürdü.

Yeğenlerim Kamuran-Celaddet bunlardandı, bundan dolayı hep sürgünde yaşadılar.

3) Aileden bir kısımda Atatürke yamanarak, 

Milli Eğtim bakanı(Vasfi Çınar) oldu. Çınar soyadınıda Atatürk onlara işbirlikçiliklerinden dolayı layık görerek takmıştır. 

Tarihçi , Cemal Kutay Türkiyenin en koyu Kemalistlerinden olup,Bedirxani ailesindendir.

Bu açıklamalardan sonra Şeyh Ali Septi ailesinin Palu kanadını açmak istiyorum.


*******************



                                ŞEYH SAÎD EFENDÎ

   


Şeyh Said ailesinin Palu kanadını anlatmak için elimdeki secere bilgilerini önce sizinle paylaşayım ki !  konu daha iyi anlaşılsın, düşüncesindeyim.


Şeyh Ali Septi Efendi (1786-1871) yılları arasında yaşamıştır.
Îlk evliliğini Palu/Ekrag köyünde Ayşe hanımla yapmıştır.
Bu evliliğinden Muhammed Nesih Efendi olmuştur.
Muhammed Nesih efendi (1835-1873) soyu devam etmemiştir.
Îkinci evliligini ise Bongılan/Melekan Şeyhlerinden Esma hanımla yapmıştır. Şeyh Ali Septi'nin soyu bu evlilikle günümüze kadar devam etmektedir.
Şeyh Ali Septi'nin bu evliliğinden Ibrahim (KUDO) efendi daha 6 yaşındayken vefat etmiştir.
Mahmud Feyzi Efendi (1838-1895)  yaşamış olup, Şeyh Said efendinin babasıdır.
Hasan Naki Efendi (1843-1918) yaşamıştır. Ali Rıza Septioglunun dedesidir.
Hüseyin Zeki efendi (1848-1914) yılları arasında yaşamıştır.
Ayrıca Şeyh Ali Septinin iki kızı vardır.
Secere bilgilerine göre Amine isimli kızı Melekanda kiminle evlendigi belirtilmemiş, Fatma ismindeki kızı ise evliligi hakkında bilgi yazılmamıştır.

Şeyh Ali Septi hazretlerinin çocuklarından Mahmud Feyzi Efendi, Şeyh Said efendi daha çocuk yaştayken Palu'dan göç edip şuanda Erzurum/Xınıs-Kolhisar beldesinde nakil yapmışlardır.
Buraya göç ederken Palu/Qaylık köyü yani günümüzde Sultan kıbesi civarında kısa bir süre kalmış, daha sonra Kanireş soğukçeşme Guldar mezrası olmak üzere enson Kolhisara yerlemişdir.
Tabi günümüzde Şeyh Mahmud Feyzi ailesinden Şeyh Said efendinin 3.oğlu Şeyh Selhaddin Efendi Erzurum/Tekman'da ikamet etmektedirler.
Ayrıca, Karayazı ilçesi Hacıbayram köyünün mülkiyetini Şeyh Said Efendi alıyor.
Ailenin bir kısımıda orada ikamet ediyordu.
Daha sonra Erivan'dan gelen muhacir Kürdler bu köy yerleştirilmiş, arazi ve hayvancılık ortaklaşa kendilerine bırakılmıştır.


*********************


ŞEYH ALÎ SEPTÎ AÎLESÎNÎN PALU KANADI ÎLE ÎLGÎLÎ DETAYLI AÇIKLAMALAR ?



Şeyh Ali Septi hazretlerinin Palu'da ikamet eden iki oğlu soylarını devam ettirmiştir.

1)  Hasan Naqi efendi  (1843-1918) ,
2) Hüseyin Zeki Efendi (1848-1914) yılları arasında yaşamıştır.


HASAN NAQÎ EFENDI HAKKINDA DERLEDÎĞÎM BÎLGÎLER ?


Şeyh Hasan Naqi Efendi için bundan 4 Iil evvel çok detaylı bir araştırma inceleme çalışması yayınlamıştım.
Şeyh Hasan Naqi efendi uzun süre Palu müftülüğü yapmıştır.
Ittihatı-tarraki nin gazabına uğrayarak bölgede uzun süre halk tarafından korunmuştur.
1914 yıllında Bidlis hareketinin lideri Molla Selim ile Şeyh Hasan Efendi iki samimi dost siyasi olarakta  ittifak ve istişare ve arkadaş olduğunu,torunlarının verdiği mülakat ve röportajlardan görebiliyoruz.
şimdi ailesi hakkındakı bilgileri biraz daha detaylandırayım.

Hasan Naqi Efendinin 6 erkek,6 kız çocuğu olmuştur.

Şeyh Hasan efendi 6 evlilik yapmıştır.

1) Uhi ağalarından Zeynel Ağa kızı Solmaz . Karakoçan Şadilli
    aşiretinden.
2) Çanlı Şeyh Ahmet kızı Halime ,
3) Kudret ,
4) Güllü - Beyhanlı (Hun'lu)
5) Rabia
6) Sabriye 

Şeyh Hasan Naqi'nin 6 erkek çocuğu vardır. Kısaca onlarlara ilgili bilgileri aktarayım.


1)Seyh Alirıza (Küçük efendi),
2)Mehmet Şerif Efendi , ailesinin soyu ağırlıklı günümüzde Karlıova/Sağnis köyünde ikamet ediyor.Soyadları Deniz'dir.
3)Feyzullah efendi ,genç yaşta vefat edip, tek oğlu Mehmet Zeki efendi olup,
    Çolig mebusu , Hisyar Özsoyun dedesidir.
4) Abdulkadir Efendi,Şair,Yazar Hüsameddin Septioğlunun babasıdır. Xarpet
      eski baro başkanı Rüstem Septioğlunun dedesidir.
5)Sadi efendi,Alirıza Septioğlunun babası olup, uzun süre Palu müftülüğü
   yapmıştır,
6)Muhammed Tevfik efendi,

Kız çocukları ,

1)Sıddıka, Palu beylerinden Iskender ile evlenmiştir. 49'lar davasında yargılanan Feyzullah Demirtaş'ın (Karacimşit ailesinden) nenesidir.
2)Hayriye , Melekanlı Atik efendi,Uhi'li Resul Ağa,Kersi Şeyhlerinden Şeyh
  Abdullah
3)Zekiye,Çanlı Şeyh Fahreddin Korkutata,
4)Rabia, Şeyh Alirıza efendi Xınıs,
5)Yümniye, Şeyh Zülküf Akar Dareheni,
6)Şeyh Diyaddin oğlu Mahmut Imre

********************

Palu kanadından Şeyh Ali Septinin en küçük oğlu Hüseyin Zeki efendinin ailesile ilgili bilgiler. ?

Hüseyin Zeki efendi Palu'da Zelo hanım isminde bayanla evlilik yapar.
Bu evliliğinden  2 kız 2 erkek çocukları olur.

1) Şeyh Hamza (1882-1917) yılları arasında yaşamıştır. Iki evliliğinide Karlıova/Xalifan Şeyhleriyle yapmıştır.

Şeyh Hamza efendi Kürdler tarafından 49'lar davası olarak bilinen tutuklulardan Şahabettin Septioğlunun dedesidir.

2)Şeyh Mehmet Taha efendi , Palu beylerinden Fadli Demirtaş'ın kızı Gülfirozla evlenmiştir.

Seyh Hüseyin Zeki'nin,

 kızların evlilikleri

1) Esma - Solhan Şeyhlerinden Hacı Halit oğlu Molla Emin Eminoğulları
2) Zühre - Şeyh Hasan Ef.oğlu Şeyh Abdulkadir Ef.


*******************

1925 ŞEYH SAÎD HAREKETÎNDE PALU ŞEYHLERÎNÎN YAŞADIKLARIYLA ÎLGÎLÎ DERLEDÎĞÎM BÎLGÎLER ?




Yukarıda , Palu kanadını oluşturan Şeyh Said ailesi ile ilgili bilgiler kısada olsa aktarmaya çalıştım.

1925 hareketinde ailenin Xınıs kanadı başta Şeyh Said Efendi olmak üzere, kardeşleri ,çocukları kısaca topyekün hareketin içinde aktif yer aldılar.
Şeyh Said efendi başta idam edilirken , Şeyh Bahaddin Melik-Fırat'in dedesi Xınıs müftüsü evinde,Şeyh Diyaddin efendi Irana Bin-Xete giderken,Şeyh Abdurrahim 1937'de Bismilde şehadete ulaştılar.
Ailenin diger önemli şahsiyetleri ise sürgün, sınır dışına çekilme,diplomatik ve siyasi faaliyetler olmak üzere çok büyük bedeller ödemiştir.
Bu konu detaylı anlatıldığında kitaplar dolusu yazılacak bilgi ve kaynaklar vardır.


Palu kanadı yaptığım araştırma ve incelemede 1925 hareketine Xınıs kanadı gibi aktif rol almamıştır.
Buna rağmen aile bireyleri 1925 hareketinin amcazadeleri,yegenleri Şeyh Said ailesi ve önder kadro olması münasebetiyle onlarda kendi payına düşen bedeli öderler.
Detaylarını aşağıya aktaracağım.

Örneğin, Palu kanadı sürgün ve mecburi iskana tabi tutulmazlar.

*******************

Şeyh Hasan Efendinin kızı Sıddıka hanım Palu beylerinden Iskender Beyle evlidir.
Iskender bey'in torunu 49 davasından yargılanan hukukçu Feyzullah Demirtaştır.
Iskender bey ailesi ise asırlar boyu Palu'da hüküm sürmüş Karacimşit bey ailesindendir.
Aile Palu ile Kovancılar arasında Sekrat köyünde ikamet ediyordu.
1.Dünya savasi yıllarinda Osmanlılar burada karargah kurmuştur. Atatürk Inönü bu köye gelip, Karacimşit beylerine konuk omuşlardır.
Feyzullah Demirtaş Palu da  Şeyh Ali Septi ailesinin 1925 hareketinde yaşadıklarını (Palu-Mırdasi Hükümdarları) kitabının 97 sayfasında bakın şu bilgileri aktarmaktadır.

************************

Şeyh Hasan Efendinin büyük oğlu Alirıza (küçük) efendi,
 1925 hareketiyle alakası olmadığı,tarafsız kaldığı halde Gülüşkür köprüsünde kurşuna dizilerek şehid edilir.
Bu olayda Palu beylerinden Necip Paşa'nin oğlu Rüştü bey,
Şeyh Sami hazretlerinin oğlu Mecit efendinin oğlu Sadettin bey,
O dönem Palu belediye başkanı olan Zabunzade Cavit efendi kurşuna dizildiler.
Karacimşit ailesinden Rüştü bey oğlu (Necip bey),
Ibrahim bey yine Karacimşit ailesinden oğlu Abdullah Demirtaş (1950-1954) yılları arasında DP Elazığ milletvekilligi yapmış,kurşunlanarak yaralanmışlardır.
Palu'da aslında kurşuna dizilenlerin listesi uzundur. Sadece öne çıkan isimlerden birkaçını yazdım.

***************

Şeyh Hasan Efendinin 2.büyük oğlu Şeyh Şerif ise harekete direk destek verdiği için Palu'da şehid edilir.
Şeyh Serif Çan Şeyhlerinden Sabite hanımla evli olup,  ailesi günümüzde Karlıova/Sağniste ikamet etmektedir.
Çolig'de Şeyh Feyzullah Deniz (Şeyh Hasan)  Şeyh Şerif'in torunlarındandır.
Kürd ulusal davasında yakinen tanıdıgım ilmi ve siyasi birikimi olan bir şahsiyet olarak hatırlatmak istedim.

Şeyh Hasan Naqi efendinin çocuklarından Seyh Sadi efendi tanınmış siyasetçi  Alirıza Septioğlunun babasıdır.
Şeyh Sadi efendi Çan Şeyhlerinden Şeyh Mustafa'nın kızı Halime hanımla evliydi.
Şeyh Mustafa 1925 hareketinde ailesi büyük bedeller ödemiştir.
25 yıl Rojava Kurdistanı ve Şam'da sürgün hayatı yaşamıştır.
1950 yılındaki Demokrat parti afından yararlanarak ülkeye dönüş yapmıştır.

Şeyh Sadi efendinin torunu Şeyh Zülküf Görür ün bana akatardığı bilgiler şunlardır. 
1925 hareketinde dedesi Şeyh Sadin ve kardeşi Seyh Abdulkadir efendi 1925 sonrası daşlarda silahlı olarak kısa sürede olsa mücadele ettiklerini bana yıllar önce  aktarmıştı.
Bu bilgileri araştırma ve inceleme çalışmalarımda teyyid ettiremedim.

*********************


Palu Şeyhlerinin Türk siyasetiyle ilgili yakın döneme ilişkin  kısa bir değerlendirmem ?



Palu Şeyhlerinden Türk siyasetinde en renkli siması kuşkusuz Alirıza
Septioğludur.

Palu belediye başkanlığından tutun 5.dönem AP,Bağımsız ve DYP mebusluk yapmıştır.
Renkli bir kişilik onunla ilgili 1990 yılında yaklaşık 3 ay Ankarada çok yakın ilişkilerim vardı.
Illerki günlerde Alirıza Septioğlunu anlatırken bu anekdotlarımıda sizinle paylaşacağım.
Alirıza Septioğlunun oğlu Faruk Septioğlu bir dönem AKP'de mebusluk yaptı.
Alirıza Septioğlunun oğlu Muhammed, yegeni Atik, amcazadesi sayılan Giyaseddin Özsoy uzun yıllarca Palu belediye başkanlığı görevini yürütüler.

Şeyh Alirıza Septioğlu'nun çocukları son seçimlerde birbirilerinin aleyhinde farklı partilerde siyasete yapmaya çalıştılar. 
Muhammed MHP'den ,Feyzi CHP'den, Faruk yine AKP den listeye girmek istediler.
Yine Giyaseddin Özsoy'un oğlu hakkeza AKP den aday adayı oldu.
Hepsi diskalifiye oldular.

 Palu Şeyhlerinin Kürd siyasetindeki rolünede kısaca değinmek istiyorum ?

Palu Şeyhlerinden Kürd siyasetinde 49'lar davasında Mehmed Said Efendinin oğlu Şeyh Sehabettin efendi yargılandı.
Şeyh Şahabeddin efendi Xalifan Şeyhlerinin yegenidir.
Daha sonraki dönemlerde Kürd siyasetine hep mesafeli durdu.
Bir dönemde MSP Elazığ senatör adayı oldu.
Seçimi çok az bir oyla kayb etti.

Şeyh Hasan/Şeyh Feyzullah/Şeyh M.Zeki efendi/Şeyh Mehdi efendi nin oğlu Hişyar Özsoy günümüzde BDP Çolig mebusudur.
Diğer amcaları ve çocukları Kürd sorununda çok duyarlıdırlar.
Tabi M.Zeki Efendi ve çocuk ve torunlarının bu duyarlılıkları konusunda kısaca düşüncelerimi aktarmak istiyorum.

M.Zeki Efendi'nin annesi (Faqide)Şeyh Said Efendinin kızıydı.
Babası ,Şeyh Feyzullah efendi hareket öncesi vefat ettiğinden annesi Çan Şeyhlerinden idam edilen Şeyh Celaleddin efendiyle evlendi.
Mehmet Zeki efendi ise iki evlilik yapar.
Îlk evliligi Alirıza efendi (küçük efendi) nin kızı Fatma hanımdır.
Fatma hanım'ın babası Palu Gülüşkür köprüsünde şehid edilmiştir.
Îkinci evliligini Kelaxsi Şeyhlerinden sayılan Fatma hanımla evlenir.
Fatma hanım Kelaxsili Şeyh Şerif'in yegenidir.
Mehmet Zeki Efendi ağırlıklı sosyal,kültürel ve politik ilişkileri dayıları sayılan Xınıs Şeyhleri, Kelaxsi Şeyhleri  kuşkusuz önemli bir etkendir.
M.Zeki Efendi ve çocukları uzun yıllar evi Çolig/Tanzut köyü, cocukları hakeza Züver,Çılkani yani DR.Said Çürükkaya'nın köyünde ikamet ettiklerinden bu coğrafik ve sosyal ilişkiler onları amcazadeleri sayılan Palu Şeyhlerinden ayırmaktadır.

Kürd sorununa yaklaşımları ve duyarlılıkları çok fazladır.
Örneğin Palu Şeyhlerinin yeni nesileri,gençleri Kurmanci/Kırdki dilini bilmezler.
Evlerinde Türkçe konuşurlar büyük çoğunlukla,Ama M.Zeki Efendi'nin tüm yeni nesil gençleri anadil,kültür sosyal yaşamda tarihi köklerine çok daha bağlıdırlar.

Şeyh Şerif'in Sağnis kanadında ise çocuklarından Şeyh Mustafa'yı yakinen tanıdığım için çok iyi bir Kürd yurtseveriydi.
Yakın dönemlerde de ise Şeyh Hasan Denizin oğlu  Feyzullah efendi Kürd siyasetinde çok birikimli ve aktifti.
Merhum Şeyh Feyzullah ile yakın ilişkilerim vardı, rahmetle anıyorum.


PALU ŞEYHLERÎ ÎLE AMCAZADELERÎ XINIS ŞEYHLERÎ ARASINDAKÎ ÎLÎŞKÎ HAKKINDA KISA BÎR DEĞERLENDÎRMEM ?



Şeyh Ali Septi'nin Palu ve Xınıs kanadından birçok kişiyle ilişkim vardır. Zaman zaman yazışmalarım olduğu gibi fikirlerinide alıyorum.
Örneğin Xınıs Şeyhleri Kürd ulusal davasında Palu Şeyhlerinin önemli bir kısımı çok duyarsız olduklarını, sistemle daha barışık bir ilişki içinde oldukları yönündedir.
Zaten günlük yaşamları,sosyal ve politik ilişkilenmelerde bu realiteyi görebiliyoruz.

Örneğin, Şeyh Said'in küçük kardeşi Seyh Mehdi sürgün dönüşünde Palu ve çevresindeki beldelerde uzun süre yaşadı.
Palu'da 1965 li yıllarda o dönem Kürd sorununu tüzügüne ve azda olsa duyarlılığı olan TIP teşkilatını kurmak ister.
Îlk karşı çıkan yakın amcazadeleri ,yani Şeyh Hasan ve Hüseyin efendinin çocuk ve torunları olduğu yöredeki siyasetle uğraşanlar çok daha iyi bilirler.
TIP teşkilatını Palu'da kurulmasına müsade etmezler.

Yine, merhum Şeyh Said efendinin oğlu Şeyh Selhaddin efendi hayatayken  heryıl Palu ve çevresine yılda 1,2 kez sefer düzenlerdi.
Tabii Karabegan,Guleman,Palu ve çevresindeki özelikle Guewdere ve diger Kürd köylerini ziyaret ederdi.
Misafir kaldığı yerlerde cami veya ev ortamlarında sohbet toplantıları yapardı.
Hem Kurmanciye hemde Kırdki/zazacaya hakim bir dili olduğu için sohbetlerini genelde Kürdçe yapardı.
Hatta zazaca yazılı ilkler arasında eseri olan kişilerden biridir.
Şeyh Selhaddin Palu çevresinde geniş bir mürid kitleside vardır.
Bölgede ağırlığı olan bir din adamı ve ailesinin saygınlığından dolayıda vefat ederken de vasiyeti üzerine inşaa ettiği caminin hemen yanı başında defin edilir.

Şeyh Selhaddin Palu'ya gidişlerinde binlerce kişi onu karşılar. 
Adetta köyler beldeler izdiham yaşanır , halk yarışa girerek kendi köylerine davet ederlerdi.
Tabi bu ilgi ve kalabalıktan Türk devleti cok rahatsız oluyordu.
Palu'da bir dönem müftülükte yapan A.Rıza Septioğlu'nun babası merhum Şeyh Sadi efendi devlet yetkilisi (kaymakamlığa) giderek bizim bu kalabalıkla ilişkimiz yoktur , diye rahatsızlığını bildirdiği yönünde görüşler vardır.
Zaten torunları hemde üç kardeş aynı anne ve babadan olan kişiler ,son seçimlerde (AKP-MHP-CHP) sistemin sadık üç partisinide siyaset yaptıkları bunun kanıtıdır.

Kısaca, devlet aile içinde doku uyuşmazlığını o kadar derinleştirmişki ! terapisi mümkün olmayan bir hastalık haline gelmiştir.


BU ÇALIŞMAMDA ÖNEMLI BAZI SOSYOLOJÎK TESBÎTLERE DÎKKATÎNÎZÎ ÇEKMEK ÎSTÎYORUM ?



Şeyh Ali Septi'nin ailesi nin aile,sosyal,politik ilişkilerini irdelediğimde Örneğin Şeyh Hasan Naqi ilk evliliğini Ohi beylerinin kızı (Şadillli) Solmaz hanımla yapıyor.

Çocuklarının çoğu bu eşindendir.
Bu ailenin Şeyh Said hareketinde olumsuz rolünü çok iyi biliyoruz.
Ohili Necip Ağa 1925 hareketinde Kürd direnişçilerini Çolige kadar takip ederek çatıştılar.
Hakeza Dersim hareketinde de aynı rolü oynadılar.


Yine kızı Sıddıka hanım Karacimşit ailesinden iskender beyle evliligi,
Palu beyleri doğrudur sistemle barışık, Osmanlılar döneminde bölgeye yerlestirilmiş, elde ettikleri imtiyazları bir gerçektir.

Alirıza Septioğlu'nun eşi örneğin Küçükağailerden Ferit bey'in kızıdır. Bu ailede Karacimşit ailesine yakın olup,   Hüngüvet köyü onların tasarrufuna veriliyor. Aile bu köyün sahibidir.

Ama 1925 hareketinde Türk askeri Karacimşit ailesinden  Feyzullah Demirtaş ın kitabında belirttigi isimlerden anlaşıliyorki enaz 7,8 kişi kurşuna diziyor. Yine Zabunagiller aileside sistemle barışık bu ailedende hakeza öldürülenler oluyor.

Tüm bu bilgilerden şu tesbite bulunoyurum.
Paludaki Karacimşit beyler, Ohi (Karakoçan) beyleri ile Şeyh Ali ailesi arasında evlilkten dolayı sosyal ilişkileri elbette önemli bir etkendir.

Türk devletinin Osmanlılar döneminde bölgeye getirilip yerleştirilen bu aileride yeri geldiginde tarafsız veya sesiz kaldıkları halde kurşuna dizmekte tereddüt etmiyor.

Bu örnekleri yazmamdaki gaye, Palu beyleri tarafsızlıktan dolayı bedel öderken.
Ohi Beyi Necip Ağa ise harekete aşiret ve silahlı gücüyle aktif  karşı koyduğu için bir dedikleri iki olmuyordu.
Devlet onların bu aktivitelerinden dolayı zarar vermediği gibi çokta imtiyazlar tanımıştır.



SONUÇ OLARAK,



Şeyh Ali Septi ailesinin Kürd tarihinde hep Xınıs ,Tekman kanadı haklı olarak yazıldı çizildi.
Palu kesimi belki Kürd sorununda fazla aktif yer almadıkları için yazılmadı.
Kürd siyasetinden çok Türk siyasetiyle anıldılar.
Bu konuda Kürd kamuoyu yeteri kadar bilgi sahibi olmadığı görüşündeyim.
Bu çalısmamda Palu Şeyhleri'nin 1925 ve sonrası dönemlerdeki siyasi ,tarihi konumlarıyla ilgili derlediğim bilgileri sizinle paylaştım.

Özet olarak  şunu söyliyebilirim. 

Kürd soylu ailelerinde (Bedirxani,Şeyh Said ailesi,Cemilpaşalar,Çan Şeyhleri,) bu listeyi uzata bilirim.

-Sistem bu aileleri öyle bir dumura uğratmışki !

-Ailenin bir kısımı değer yargılarına,tarihine kültürüne bağlı olup,haklı Kürd siyaseti ve ulusal davasında yeralan,

-Bir kısımı, sistemle bütünleşip beslenen ve hatta asimle olan ,

-Bir kısımı kimliğine sahip çıktığı gibi, Kürd sorununa mesafeli durup, dini
 motifleri kullanarak yaşamlarını sürdürenler,

Malesef, kategorik bu derin ayrışmaları görebiliyoruz.

Osmanlı ve Türk sisteminin gazabına uğrayan Şeyh Ali Septinin torun ve çocukları Şeyh Said efendi,amcası Şeyh Hasan efendi,Şeyh Abdurrahim,Şeyh Mehdi ,Şeyh Tahir  (V.B),

gerçek torunları onların haklı davasına sahip çıkanlardır.

Biylolojik olarak torunları olup,  ancak dedelerinin haklı davalarını savunmayıp,uzak duran,karşı çıkan , miraslarından beslenenler onların torunu olamaz.
Palu Şeyhlerinde malesef ağırlıklı bu kesimden oluşmaktadir.


Eksik,yanlışlık ve taraflı edindiğim bilgiler konusunda tüm uyarı ve düzenlemelerde yardımcı olanlara şimdiden teşekür ederim.


Orhan Zuexpayıc



Kaynaklar :

1) Seyh Ali Septinin seceresi ile ilgili yazili kaynaklar,
2)Feyzullah Demirtas'in Palu (Mirdasi Hükümdarlari) kitabi.
3) Aileden ve bölgeden edindigim sözlü bilgiler.